Hakkımızda
Bir babanın sorusuyla başladı
Oğlum iki yıl sonra YKS'ye girecek.
Bir akşam çalışma masasında onu izliyordum. Konuyu biliyordu ama sorunun karşısında takılıp kalıyordu. Kullandığı yapay zekâ cevabı saniyeler içinde önüne koydu. Ertesi gün benzer bir soru geldi ve yine aynı duvara çarptı.
O an şunu gördüm: Cevabı görmek, öğrenmek değil.
Yıllarımı koç olarak geçirdim. Koçlukta öğrendiğim en önemli şey de buydu: İyi bir koç cevabı vermez, doğru soruyu sorar. Kendime sordum: Yapay zekâ da böyle olabilir mi? Cevabı söylemek yerine yanında otursa, “Sence ilk adım ne?” diye sorsa, yolu ona yürütse?
Kirpiko bu soruyla doğdu.
Önce yalnız oğlum için yapıyordum ve her denemede biraz daha keyif aldım. Sonra fark ettim ki bu masa yalnız bizim evde değil. Konuyu bilip soruda takılan, “ben matematikte iyi değilim” demeye başlamış çok genç var.
Kirpiko onlar için. Cevabı söylemez; takıldığın yerde bir ipucu verir, sonunda benzer bir soruyu sana bırakır. Çünkü amacımız bu soruyu çözmen değil, bir sonrakini kendi başına çözebilmen.
Her geri bildirimi tek tek okuyor, Kirpiko'yu öğrencilerle birlikte büyütüyoruz.
Doğru soruyu sormayı öğrenen bir genç, bir sonraki sorudan korkmaz.

Kişisel verilerin nasıl işlendiğini KVKK Aydınlatma Metni'nde bulabilirsin.